05.09.2010 06:41:58 siyaset güncel ekonomi dünyadan teknoloji kültür poluton günün yorumu serbest köşe konuk köşesi partiler
ANA SAYFA    l   ANKETLER    l   YENİ ÜYE KAYDI    l  ÜYE GİRİŞİ    l  SERBEST KÖŞE    l   SIK KULLANILANLARA EKLE    l   İLETİŞİM
POLUTON
 
Sayın poluton okuyucuları, bildiğiniz gibi bir süredir Poluton gezegeni ve Polutürk Cumhuriyetinden yeni haber vermedik.
Günün Yorumu
   
AKP EKONOMİK KRİZ DE NE YAPTI, NE YAPAMADI...
..
  Tüm Yazılar
 
 
       
Konuk Köşesi
   
FATİH ALTAYLI - Türkiye'yi terk et diyen kim?...
..
  Tüm Yazılar
 
 
       
Serbest Köşe
   
TÜRKİYE'DE KRİZ - Daniel Pipes...
..
  Tüm Yazılar
 
 
       
Döviz Bilgileri
DOLAR
Alış 1.506 YTL
Satış 1.5066 YTL
EURO
Alış 1.9241 YTL
Satış 1.9334 YTL
    Detay Geri Dön   
    31.08.2009
SİYASETTE SEVİYE SORUNU - Süleyman Yağız
 Siyasetin bugün yaşadığı en büyük handikapı, “seviye sorunu”dur.
 Tayyip Bey yüzünden siyasette üslup o denli bozuldu ki, herkes birbirine ağzına ilk geleni söylemekte hiçbir beis görmüyor.
 
-Şerefsiz!.. Müfteri!.. Namert!..
 -Sensin şerefsiz!.. Sensin müfteri!.. Sensin namert!..
 
Bunlar yetmedi; şimdi de Tayyip Bey’den, o da oruçlu ağzından, “Namussuzlar, alçaklar” sözünü duyduk.
 
Bu açıkça hakarettir, üstelik de çok ağır bir hakaret ve küfürdür.
 
Bir başbakanın hiçbir koşulda söylemeyeceği, söyleyemeyeceği, söylemekten imtina edeceği bir sözdür.
 
***
Ama Tayyip Bey çok rahat söylüyor. Söylerken de “Bakın çok açık söylüyorum” diyor.
 
Üstelik de adına “demokratik” dediği açılım sürecinde söylüyor.
 
Bir kere, bu tür sözleri söyleyen birinin “demokrat” olması/olabilmesi hiç mümkün değildir.
 
Dolayısıyla böyle birinin “demokratik açılım” yapması/yapabilmesi de kesinlikle mümkün değildir.
 
Çünkü bir kişinin, üstelik de başbakan olan bir kişinin dağarcığı, siyasî rakiplerine “namussuzlar, alçaklar” diyecek kadar sığsa ondan demokrasi ve demokratikleşme adına bir şey beklenemez.
 
***
Onun içindir ki, Tayyip Bey’in “atılım” ve “açılım”larına kendi yandaşlarının dışında kimse güvenmiyor, güvenemiyor; inanmıyor, inanamıyor.
 
İçeriği hâlâ belli olmayan “demokratik açılım”a destek verenlerin bir kısmı bile, Tayyip Bey’e güvendikleri için değil, böyle bir açılımı gerekli gördükleri için tercihlerini bu yönde ortaya koyuyor.
 
Ben iddia ediyorum: Böyle bir açılım sürecini Tayyip Bey dışında başka bir lider başlatmış olsaydı ve açılımın içeriğini açarak, uzlaşma adabına da uyarak sürdürseydi, destek halkasını çok genişletmiş olurdu.
 
Ama anlaşılan, bu tür işler Tayyip Bey’e göre değil…
 
Tayyip Bey, bir kere uzlaşma nedir, bilmiyor.
 
Kendisine şöyle ya da böyle tepki gösteren bir çocukla bile uğraşıyor. (O çocukla şimdi mahkemelik.)
 
O nedenledir ki, Tayyip Bey’in uzlaşma istediğine ben şahsen inanamıyorum.
 
***
Konunun bir başka tarafı daha var:
 
Ülkemiz öyle bir hâle getirildi ki, insanımızın neredeyse derdini söylemesi, hakkını araması bile yasak oldu!
 
Hemen herkes ürküyor, korkuyor!
 
Geçen gün bir türkü dinledim... Bir yerinde şöyle deniliyor:
 
-Ürküyoruz derdimizi demekten!
 
Bu çok vahim bir durumdur!
 
Ürküyoruz derdimizi demekten” diyen kardeşimiz kesinlikle abartmıyor!
 
Çünkü televizyon ekranlarında da görüyoruz ki, hak arayanlar, bir şeye tepki gösterenler apar topar toplama kampına götürülür gibi götürülüyor.
 
Uygulamalar, o kadar ki, sıkıyönetim dönemlerini bile aratıyor.
 
Böyle bir ülkede “demokratik açılım” mı olur?
 
***
Gazeteci arkadaşlarım çok iyi bilirler:
 
Biz, yalan söyleyene, “yalancı” demekten bile sakınırız.
 
Onun içindir ki, “Hilafı hakikat beyanda bulunuyor (gerçek dışı açıklama yapıyor)” deriz; mesleğe yeni başlayanlara da böyle demelerini tavsiye ederiz.
 
Ama içinde bulunduğumuz süreçte herkes ilk ağzına geleni söylüyor.
 
Yalancı sözü bile artık çok hafif kaldı.
 
Tayyip Bey yüzünden ne yazık ki siyasetin üslubu iyice bozuldu! Dahası üslup diye bir şey kalmadı!
 
***
Kimse yanlış anlamasın:
 
Siyasette hiçbir zaman sert ve ağır ifadeler kullanılmaz demek istemiyorum.
 
Bal gibi de kullanılabilir… Ama benim demek istediğim o değil…
 
Dağarcığı ve becerisi yetenler, hatta espri yeteneği olanlar, rakiplerini “ti”ye bile alabilirler.
 
O başka… Fakat hakaret ve küfür başkadır.
 
Hakaret ve küfür, ham insan işidir.
 
Küfür ve hakaret hem nezakete aykırıdır, hem de dinsel açıdan haramdır, günahtır.
 
Kâmil insan, olgun insan hakaret etmez, küfretmez!
 
Hakaret ve küfür, kısa günün kârı olabilir…
 
Ama uzun vadede kendi sığlığı içinde yok olur gider

Süleyman Yağız
DSP istanbul Milletvekili

   
 
   Konu Hakkındaki Yorumlar
 
Yorum yazabilmek için önce giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmak için lütfen üye kaydı yaptırınız yada giriş yapmak için tıklayınız.
 
 
  Diğer Haberler
Başlık Tarih
TÜRKİYE'DE KRİZ - Daniel Pipes ...
02.05.2010
ESRARENGİZ MİLYAR DOLARLAR ...
26.08.2009
ÖZLÜYORUZ KARAOĞLAN ...
28.05.2009
YENİMAHALLE BELEDİYESİ MAĞDURLARI ...
13.06.2008
YENİMAHALLE BELEDİYESİNİN YENİ MAĞDURLARI ...
09.06.2008
ERHAN GÖKSEL'İN AÇIKLAMASI ...
02.06.2008
Annelerine, Dolayısıyla Kadınlarına Gereken Önem ve Değeri Veremeyen Toplumlarda ...
11.05.2008
Bedri Baykam, "1996da "Hadi Çocuk Yapalım" Demiştim… ...
27.01.2008
ÇAĞIRIYORUM-Tuncay Özkan ...
16.09.2007
SERBEST KÖŞEMİZ AÇILMIŞTIR... ...
9/2/2007
 
Günün Resmi
 
 
Resim Arşivi
 
 
     
ANKETLER
   
1. REFERANDUMDA OYUNUZ ...
2. AKP NİN KÜRT AÇILIMI...
3. CHP YEREL SEÇİMLERDE...
4. AKP NİN OYLARINI DÜŞ...
5. EKONOMİK KRİZİN OLUŞ...
6. ŞU ANDA EKONOMİK KRİ...
7. YENİ VERGİLERİN GELM...
8. SİZCE EKONOMİ İYİ YO...
 
 
     
Parti Haberleri
   
 
       
Arama Motorları
 
Google
yenisiyaset.com
 
 
     
Hava Durumu
Ankara İstanbul İzmir
ANKARA ISTANBUL IZMIR
 
 
Proje: Yenisiyaset.com
Copyright by Yenisiyaset.com 2008