“SÖZ VERİYORUM, DSP İKTİDAR OLACAK”
* * DSP Genel Bakanı Masum Türker, Demokratik Sol’un, Atatürk’ün ilkelerinden ayrılmayan, Ecevit’in sosyal politikalarıyla donanmış, ‘yerli sol’ ve Türkiye’deki solun ‘şapkası’ olduğunu belirterek “DSP çağdaş, demokrat, halkçı, ulusalcı, devrimci bir partidir. Demokratik Sol’un amacı, demokratik yöntemlerle devrim yapmaktır. Türkiye’nin devrime ihtiyacı var. Demokratik Sol’a ihtiyacı var. Söz veriyorum, DSP iktidar olacak” dedi.
* * Son dönemde herkesin ‘Ecevitçi’ olmak istediğine dikkat çeken Türker, Ecevit’in, Atatürk ve İnönü gibi kimsenin tekelinde olmadığını, Ecevit’in öğretilerini herkesin öğrenmesinin Türkiye’nin yararına olduğunu ifade etti ve “Eğer 30 yıl sonra birileri Ecevit’in öğretisini benimsemek istiyorsa, memnun oluruz. Hoş geldiniz halkçı olmaya, hoş geldiniz Ecevitçi olmaya” diye konuştu.
ANKARA- DSP Genel Başkanı Masum Türker, DSP’nin; solun ‘şapkası’, ‘yerli sol’ anlayışta, demokrat, halkçı, ulusalcı ve devrimci bir parti olduğunu belirterek “Türkiye’nin devrime ihtiyacı var. Demokratik Sol’a ihtiyacı var. Söz veriyorum, DSP iktidar olacak” dedi.
DSP’nin 8. Olağan Kurultayı, Atatürk Spor Salonu’nda yapıldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren salonu dolduran delegeler, müzik gruplarının seslendirdiği şarkılarla coştu. Salonda, Atatürk, DSP Onursal Genel Başkanı Bülent Ecevit ve DSP Genel Başkanı Masum Türker’in posterleri, “DSP egemenlerin değil emekçilerin partisidir”, “Emekli maaşlarındaki eşitsizliğe son vereceğiz”, “Birikimimiz ve deneyimli kadromuzla iktidara hazırız”, “Yoksulluğu da yolsuzluğu da biz bitireceğiz”, “El ele gönül gönüle güçlü DSP, güçlü Türkiye”, “Bizim iki gücümüz var halk ve hak”, “Özgür ve tam bağımsız Türkiye” sloganlarının yazılı olduğu afişler yer aldı. Zonguldak'tan gelen maden işçileri salonda baretleriyle oturdu.
Kurultaya, eski DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur, Hak ve Eşitlik Partisi Genel Sekreteri Nemci Çiftçi, Saadet Partisi Genel Başkan Baş Danışmanı 22. Dönem Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, AKP MKYK Üyesi Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir, KKTC Demokrat Parti Dış İlişkiler Sekreteri Bengü Şonya, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dursun Akdemir, CHP MYK Üyesi İzzet Çetin, İşçi Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Karanlık ve BASK Genel Başkanı Resul Akay konuk olarak katıldı.
Kurultayda ayrıca Küba Büyükelçisi Ernesto Gomez Abascal, Venezüella Büyükelçisi Raúl José Betancourt Seeland da bulundu.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, kurultayın yapıldığı salona gelirken, partililer tarafından coşkuyla karşılandı. Partililerin kuşatmasında salona giren Türker’in üzerine gül yaprakları serpildi. “Gözün aydın Türkiye ak güvercin geliyor” şarkısı ve partililerin coşkusu eşliğinde salona giren Türker için partililer, “Başbakan Türker” sloganı attı. Salonda bir tur attıktan sonra tribündeki yerine geçen Türker, delegelerce kuşatıldı.
UMUT KURULTAYI
Kurultayın açılışını DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi yaptı ve “Suya susamış toprak gibi iktidara susamış Demokratik Solcular hepiniz hoş geldiniz. Bu kurultayımız ülkemizin sorunlarının çözümü için bir umut kurultayı olacaktır” dedi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kurultay Başkanlık Divanı oluşturuldu. Divan Başkanlığı’na Adalet Eski Bakanı Hikmet Sami Türk seçildi.
TÜRKİYE’NİN SORUNLARINI DSP ÇÖZECEK
Türk, “Kurultayımız 24. dönem milletvekili seçiminden önceki son olağan kurultayımızdır. Bu kurultayda alınacak kararlar Türkiye’nin sorunlarının çözümünde bir ışık olacaktır. DSP’lilerin her zaman ortaya koyduğu büyük sorumluluk duygusuyla alacağınız kararlar sadece partimiz için değil, Türkiye için de büyük önem taşımaktadır. DSP Türkiye’nin sorunlarını çözebilecek güçtedir” dedi.
ÇÖZÜM KURULTAYI
Divan’ın oluşumundan sonra DSP Genel Başkanı Masum Türker kurultayın açılış konuşmasını yaptı. DSP lideri, ‘aile bireylerim’ olarak seslendiği Demokratik Solcular’a onlarla birlikte yaşamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başladı.
Türker, DSP kurultayının, ülke sorunlarına çözüm üretecek bir yaklaşım içerdiğine dikkat çekti ve “Çözüm kurultayımız, ülkemiz için DSP’liler için hayırlı olsun” dedi. İsrail’in saldırısı yüzünden yaşamını yitiren vatandaşlar için, Zonguldak’ta göçük altında kalan madenciler için rahmet dileyen Türker, kaybı olan ailelere üzüntülerini bildirdi.
ECEVİT’İN ESERİ DSP’Yİ HİÇ BİR GÜÇ KAPATTIRAMAZ
Türker, “Partimizin kurucusu, bir araya gelmemizi sağlayan kuramın sahibi rahmetli Bülent Ecevit’in üç büyük eseri var. Birincisi işçi hakları ilgili sağladığı yasal düzenlemeler, ikincisi KKTC’nin bağımsızlığını sağlayan Barış Harekatı, üçüncü önemli eseri de DSP’dir. Solda birlik için baskılar yapılıyor. Hiçbir güç Ecevit’in eseri olan DSP’yi kapattıramaz. Kapattırabilir mi?” dedi.
Salonu dolduran partililerin ‘Hayır’ cevabının ardından Türker, solda işbirliği için baskı yapıldığını, bu yöntemin de denendiğini ancak istenen sonucu vermediğini anlattı.
Türker, bir partinin iktidar, bir parti genel başkanının da Başbakan olmak için yola çıkması gerektiğine vurgu yaptı ve “Ben bir yıl önce size ‘hedef iktidar’ demiştim. İktidar olmak istiyor musunuz?’ diye sordu. Partililerden ‘evet’ cevabını alan Türker, “Hep birlikte iktidar yürüyüşü başlattık” dedi.
BİZE HALKTAN BAŞKA KİMSE HESAP SORAMAZ
Türker, 2002 yılında DSP’yi devreden çıkartmak, ‘Ecevitsiz Hükümet’ kurmak için sivil darbe yapıldığını kaydetti ve partililere “2002 sivil darbesinin rövanşını almaya hazır mısınız?” diye sordu. Coşkulu alkışlar eşliğinde ‘evet’ cevabı alan Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O zaman herkes duysun. Bugün yazılacak kurultay bildirgesinin adı, ‘Yeniden DSP’ olacaktır. Bu şu demek: 2002’de bıraktığımız yerden tekrar başlayacağız. Halk iktidarını kendisine hedef olarak belirlemiş tek parti biziz. Halktan başka bize güç veren, halktan başka bize hesap soracak kimse yoktur.”
DSP HAKÇA PAYLAŞACAK
Türkiye’nin mevcut iktidar yüzünden bir yol ayrımı noktasına geldiğini, halkın giderek yoksullaştığını anlatan Türker, DSP’nin emeği en yüce değer olarak gördüğünü, refah içinde bir Türkiye hedeflediğini söyledi. Türker, DSP’nin, insanı insan olduğu için odak aldığını, demokratik, laik, insan haklarına saygılı bir ülke istediğini, yoksulluğu yeneceğini ve zenginliği de hakça paylaşacağını belirtti.
HİÇBİR DSP’Lİ TEHDİTLERE BOYUN EĞMEZ
DSP’nin ulusal birliği korurken, farklı kültürel zenginlikleri barış içinde korumayı da bir duruş olarak benimsediğini kaydeden Türker, herkesi birlik ve beraberlik içinde olmaya çağırdı. Türker, DSP’nin son günlerde ayrıştırılmak istendiğine dikkat çekti ve “DSP’yi ‘Ecevit çizgisinden ayrıldınız’ diye suçlayanlar, AKP’ye destek veriyorlar. Bunlardan ikisi, İçişleri Bakanı’na yönelik gensoruda AKP’nin yanında yer aldı. Partiyi bölmeye çalışan arkadaşlar mı Ecevitçi, ben ve sizler mi?” dedi.
Salondan yükselen “Halkçı Ecevit”, “Başbakan Türker” sloganları eşliğinde sözlerini sürdüren Türker, siyasetçilerin ve siyasi partilerin, her türlü iftiraya maruz kalabileceğini ancak hiçbir DSP’liye hiçbir tehdidin işlemeyeceğini, hiçbir DSP’linin de bu tür tehditlerden korkmayacağını vurguladı.
TÜRKİYE’DEKİ SOLUN ŞAPKASI DSP’DİR
Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demokratik Sol, Atatürk’ün ilkelerinden ayrılmadan, Atatürk’ün ilkeleri doğrultusunda, Ecevitimiz’in sosyal politikalarıyla donanmış,
dünyada herkese örnek, yerli sol, Türkiye’deki solun şapkası, Türkiye’deki solun üst yapısı olan bir partidir.
DSP; çağdaş,demokrat, halkçı, ulusalcı, devrimci bir partidir.
Demokratik Sol’un amacı, demokratik yöntemlerle devrim yapmaktır. Türkiye’nin devrime ihtiyacı var.”
DSP’nin ‘ulusalcı’ bir parti olduğuna vurgu yapan Türker, “Ulusalcı olmak, Atatürk’ün milliyetçiliğini savunmaktır, ırk milliyetçiliğini değil. Türkiye; ırkı, dini, mezhebi ne olursa olsun herkesin bir araya geldiği bir yapıdır. Atatürk, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk denir. Ne mutlu Türküm diyene!’ demiştir. Bunu rahatlıkla söyleyecek, kimseden de korkmayacağız” diye konuştu.
DSP ÇAĞDAŞ BİR PARTİDİR
Türker, DSP’nin çağdaş bir parti olduğunu belirtti ve “Bizim bakışımız geriye değil, hep ileriye olacaktır” dedi. DSP’nin halkın yararına, halk için çalışan bir parti olduğunu da kaydeden Türker, “DSP, halkın zararına olan şeyleri yapanlara karşı bir partidir” görüşünü dile getirdi.
HERKES ECEVİTÇİ OLMAK İSTİYOR
Son dönemde herkesin Ecevit’in öğretisini, politikalarını benimsemeye başladığını, bunun sevindirici olduğunu belirten Türker, şunları söyledi:
“Herkes Ecevitçi olmak istiyor. Nasıl ki Atatürk, İnönü kimsenin tekelinde değilse, Ecevit de kimsenin tekelinde değildir. Ecevit’e uzun yıllar karşı duranların, onu suçlayanların, kurultaylarında onun resmini eski genel başkan olarak asmayanların 30 yıl sonra Ecevit’e sahip çıkmalarına itiraz etmiyoruz. Zaten Ecevitimiz’in öğretisini herkese öğretmek,Türkiye için gereklidir. Eğer 30 yıl sonra birileri Ecevit’i öğrenmek istiyorsa, memnun oluruz.”
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu değerlendiren ve DSP’nin ülke sorunlarına yönelik çözüm önerilerini anlatan Türker, dış politikada zafiyet yaşandığını, ekonominin iyi yönetilemediğini, tam demokrasinin işlerlik kazanamadığını, farklı görüşlere tahammül edilemediğini söyledi ve “Türkiye’de herkes işbirliği yapmak zorundadır” dedi.
FAŞİZMİN ENGELLENMESİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Türker, DSP’nin, demokratikleşme için hazırladığı yasa tekliflerini, Anayasa değişiklik teklifini ve bunun için yaptığı çalışmaları aktardı. Aday belirlemede önseçim yapılması, seçim barajının düşürülmesi, yurt dışında yaşayan vatandaşlara ayrı bir seçim bölgesi oluşturulması için DSP’nin hazırladığı tekliflerin, başka partilerce desteklenmediğini anlatan Türker, Hükümet’in hazırladığı Anayasa değişiklik teklifinde de DSP’nin çalışmalarından bazılarının bulunduğuna dikkat çekti.
Türker, Hükümet’in yaptığı Anayasa değişikliğinde, DSP’nin üç maddeye sıcak bakmadığını anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siyasi partilerin kapatılmasına karşıyız. Anayasa Mahkemesi’nin yapısı siyasallaştırılamaz. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nu siyasallaştırılacak düzenlemeye biz katılmadığımızı söyledik. Anayasa değişikliğinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda 6 milletvekilimizin imzası var. Anayasa Mahkemesi, karşı olduğumuz bu değişiklikleri iptal ederse, referandumda değişikliğe ‘evet’ deriz. Ama yargı siyasallaşacaksa, diğer düzenlemeler aynen korunacaksa, Türkiye’yi adım adım gezip ‘hayır’ diyeceğiz. Faşizmin engellenmesi için ‘hayır’ diyeceğiz. Yarın torunlarımızı Recep Tayyip Erdoğan’ın eline mi bırakacağız?”
DOĞU VE GÜNEYDOĞU İÇİN İSTİHDAM GEREKLİ
Sözleri ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ sloganlarıyla kesilen Türker, “Ben de sizinle gurur duyuyorum. Canım feda olsun size” diyerek konuşmasını sürdürdü. DSP lideri, Doğu ve Güneydoğu’daki sorunun çözülebilmesi için öncelikle istihdam gerektiğini vurguladı ve “Yatırım üreten yatırımlar gereklidir” dedi.
Türker, Hükümet’e, ifade ve örgütlenme özgürlüğü için, ‘seçim barajını kaldırın’ , ‘toprak ve tarım reformu yapın’, ‘mayınlı arazileri İsrail’e vermekten vazgeçin, bölgedeki halka dağıtın’ önerisinde bulunduğunu anlattı.
BU TERÖR NE, BU ŞEHİTLER NE?
Başbakan’ın, bu önerileri dikkate almak yerine, sporcularla toplantı yapıp, demokratik açılım gerçekleştirmeye çalıştığını belirten Türker, “Başbakan önce endamını gösteriyor, ardından da sopasını. Bir bakıyorsunuz sanatçılarla toplanıyor. Adı da demokratikleşme bunun. Başbakan’a soruyorum, peki bu terör ne? Bu şehitler ne?” diye konuştu.
Türker, DSP iktidarında tek bir kurşun atılmadığını, bir tek şehit cenazesi kalkmadığını, kimsenin ölmediğini belirtti ve “O günleri özlemiyor musunuz?” sorusunu yöneltti.
Partililerin ‘Evet’ karşılığını vermesinin ardından Türker, “DSP yeniden iktidara geldiğinde terörle nasıl mücadele edileceğini bir kez daha göstereceğiz” dedi.
İŞSİZLİK, YOKSULLUK, UYUŞTURUCU KULLANIMI
Türker, DSP’nin, Türkiye’nin sorunlarına ilişkin araştırma yaptırdığını bildirdi ve işsizlik, yoksulluk sorunundan sonra Türkiye’nin en büyük sorununun uyuşturucu kullanımı olduğunu söyledi. Hapishanelerde 23 bin kişinin uyuşturucudan yattığını kaydeden Türker, bu soruna el atılması gerektiğini vurguladı.
IMF’DEN GELEN İHTAR MEKTUBU MADALYADIR
İşsizlerin yüzde 75’inin, ailesinin yardımıyla geçindiğini bildiren Türker, bu sorunun sadece kayıtlı 13 milyon işsizi değil, tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğini vurguladı. Bütçe olanakları çerçevesinde ülkeyi sıkıntıdan kurtarmak için çözümler üretilebileceğini, kendisinin Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı iken bunu yaptığını anlatan Türker, IMF’den kendisine uyarı geldiğini ama buna aldırmadığını söyledi. Türker, “IMF’den gelen ihtar mektubu, benim için halkım adına alınmış madalyadır” dedi.
EMEĞİN HAKKINI YERSEN İŞİN RAST GİTMEZ
Halktan toplanan vergilerle borç faizlerinin ödendiğini ama kimsenin ‘kaynak yok’ demediğini, ancak memura, işçiye emekliye zam verilmesi istenince ‘kaynak yok’ denildiğini belirten Türker, “Neden halka ödenecek para soruluyor da faize giden para sorulmuyor. Buradan Başbakan’a sesleniyorum, memurlara, emeklilere seyyanen her ay 230 lira zam verin” diye konuştu.
Beş işsizin, bir yıl içinde yeni bir kişinin işsiz kalmasına neden olduğuna dikkat çeken Türker, “İşsizlik ancak üretimle önlenir. Emeğin kutsal hakkını ödersen, her şey yoluna girer. Emeğin hakkını yersen işin rast gitmez” görüşünü dile getirdi.
EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATILMALI
Türker, Türkiye’de halen 325 bin kişinin okula gitmediğini, bunların mutlaka eğitilmesi gerektiğini vurguladı ve “Devlet işsizliği önlemek istiyorsa, derhal eğitim seferberliği başlatmalıdır. Ama bu hükümet yapmaz. Çünkü aydınlanmış insanlar istemez, onlara biat edecek insanlar ister. Ahdım olsun, bir çocuğu okula gitmekten mahrum bırakmayacağım” dedi.
TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK SOL’A İHTİYACI VAR
Hükümet’in önce Cumhuriyet’in değerlerini yıprattığını, şimdi de Kızılay’a, Yeşilay’a alternatifler yaratmak istediğini söyleyen Türker, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yağma yok. Biz bunları tekrar eski işlevlerine kavuşturacağız. DSP asla laiklikten ödün vermeyecektir. Bizim diğer partilerden en önemli farkımız, vatandaşların inançlarına gereken saygıyı göstermektir.
Bir zamanlar bizi suçladılar. Sevgili Genel Başkanımızı tarikatla bağlantılı göstermek istediler. Üsküdar’dan bir müftüyü belediye başkan adayı yaptık diye, bizi eleştiren ilan vermişlerdi, o müftüyü şimdi kendi partilerinde, Parti Meclisi üyesi yaptılar. Ecevit’e çok haksızlık edildi. Çok suçlandı. O bize bir emanet verdi. Hatırlayın, bu salonda, kuruluş yıldönümünde ‘Türkiye’nin Demokratik Sol’a ihtiyacı var. Biz Demokratik Sol’a mecburuz’ dedi. ‘Ömrümün sonun kadar Demokratik Solcu kalacağım’ dedi. Bize ‘Demokratik Sol’u yaşatın’ dedi. Şimdi onu sahiplenenleri de hiç kıskanmıyoruz. Halkçılığa kim sahip çıkarsa mutlu oluruz.”
RAHŞAN ECEVİT’İ BİRLİKTE ALKIŞLAYALIM
Türker, bazı partililerin Rahşan Ecevit’le ilgili laf atması üzerine, konuşmasını keserek “Ne olursa olsun, Rahşan Ecevit’i birlikte alkışlayalım. Bana süt veren anneme laf söyleyebilir miyim? Bize DSP’de yol açana nasıl laf söyleriz? Sayın Rahşan Ecevit’e saygımızı asla eksik etmeyeceğiz. O’na kötü bir laf yok. Bizler aynaya bakıp da kim olduğumuzu biliyorsak, gerisi boştur. Vız gelir tırıs geçer” diye konuştu.
Kendisine solda birlikle ilgili sorular yöneltildiğini anımsatan Türker, “İrade sizsiniz. Soruyorum, DSP’nin hayalini engelleyecek bir eyleme izin veriyor musunuz?” dedi. Türker, partililerden ‘hayır’ cevabı aldıktan sonra, “Eğer bunu yapacak kişi ben bile olsam, asla bu kürsüye çıkmasına izin vermeyin. Allah bana bir tek şeyi nasip etsin. DSP iktidarını görmeyi nasip etsin” dedi.
KIBRIS MİLLİ DAVAMIZDIR
Dış politika konusunda da değerlendirmelerde bulunan Türker, Hükümet’in tavizkar bir yaklaşım içinde olduğunu, sürekli yanlış yaptığını anlattı. Türker, sözde Ermeni soykırımı konusunda olduğu gibi, Kıbrıs davasında da tavizler verildiğini ifade etti ve “Kıbrıs bizim milli davamızdır. Asla bu haklı davadan vazgeçmeyeceğiz. Tayyip Bey dış politikayı biliyor ya, Annan Planı’nı oylattılar, Rum kesimi AB üyesi oldu. Londra ve Zürih anlaşmalarını kenara ittiler. DSP iktidarında, kanla yazılmış olan Londra ve Zürih anlaşmaları asla devre dışı bırakılmayacak” diye konuştu.
“AB bizim için çağdaşlaşma adına hedeftir, saplantı değil” diyen Türker, DSP iktidarında Kıbrıs meselesi karıştırılmadan AB konusunda mesafe alındığını anlattı. Türker, DSP iktidara geldiğinde, verilen tavizlerin geri alınacağına vurgu yaptı ve bölge merkezli dış politika anlayışı ile hareket edileceğini, ulusal duruştan vazgeçilmeyeceğini söyledi. DSP’nin ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ anlayışı ile dış politika yürüteceğini bildiren Türker, “DSP iktidarında ulusal duruştan asla taviz verilmeyecektir” dedi.
HEDEFİM EN AZ YÜZDE 17 OY ALMAK
Türker, DSP iktidara geldiğinde, vergi düzeninin değiştirileceğini bildirdi ve “Üretim artırılacak, hakkaniyet sağlanacak, asgari ücretten vergi alınmayacaktır” dedi.
“Demokratik Sol’un başarısı için kendimi feda ederim” diyen Türker, hedefinin DSP’yi iktidara taşımak olduğunu belirtti. DSP lideri, partililere “Meclis’e girmek istemiyor musunuz?” sorusunu yönelttikten sonra, alkışlarla desteklendi ve “Benim hedefim en az yüzde 17 oy almak. Bu hedefe hazır mısınız? Yola çıkmaya hazır mısınız?” diye sordu. Alkışlar ve ‘Başbakan Türker’ sloganları eşliğinde konuşmasını sürdüren Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demokratik Sol, soyadımız olmuş. Siz ben olmuşsunuz, ben siz olmuşum. Bizi ancak ölüm ayırabilir. Yürüyeceğiz, iktidara beraber yürüyeceğiz. Ben Atatürkçü’yüm! Ben Ecevitçi’yim, ben çağdaşım, ben demokratım, ben halkçıyım, ben ulusalcıyım, ben devrimciyim… İlkelerim bunlar. Size iktidarı bu ilkelerimle getireceğim. Sonradan olma değilim.”
ŞAPKADAN İLHAM ALMAMIZA GEREK YOK
DSP Genel Başkanı, kurultaya gelirken, “Ecevit şapkası giyecek misin?” diye sorulduğunu söyledi ve “2004’teki kurultayda hepimize o şapkadan dağıttılar. Ben şapkayı yağmurdan korunmak için giyiniyorum. Ecevit’in beyni, tüm demokratik solcularda var, şapkayı takıp ondan ilham almamıza gerek yok. Köylünün elindeki kazmayı, küreği alıp kazmaya ihtiyacımız var” diye konuştu.
Yoksulluğu değil, zenginliği, hakça paylaşmayı, çocukların okula seve seve gitmek istediği bir Türkiye’yi vaat ettiğini kaydeden Türker, sözlerine şöyle devam etti:
“Ben üniversiteye sınavsız giriş vaat ediyorum. Dershaneleri üniversite, lise yaparız. Eğitimi bir sektör olarak ortaya koyarız. Millet yabancı dil öğrenmek için dışarıya gidiyor, millet Türkiye’ye gelsin ilim irfan öğrensin. DSP’nin hedefi, YÖK’Ü kaldırmaktır. Biz üniversitenin önündeki engeli kaldıracağız. Genç kızlarımızın inançları ne olursa olsun okumalarından yanayız, onların sembol olarak kullanılmasına karşıyız, kızlarımıza onlar değil, biz sahip çıkacağız. Ecevit olmasaydı, Anadolu’da, Doğu’da, batıda kızlarımız okula gidebiliyor olacak mıydı?”
Türker, DSP’nin, yargının siyasallaştırılmasına, ülkenin iç politika uğruna savaşa sürüklenmesine izin vermeyeceğini bildirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Türker, şöyle konuştu:
GAZZE’YE SİYASİ AMAÇLA GİTMİYORSAN, BEN DE GELEYİM
“Başbakan demiş ki, ‘Gazze’ye gideceğim’. Ey Tayyip Erdoğan gerçekten Gazze’ye insani yardım için gideceksen, alalım Kızılay’ı, beraber gidelim. Ben de varım. Amaç ideolojikse, amaç Kızılay’ı yok etmekse, Türkiye’deki dayanışma düzenini değiştirmek istiyorsan, 2002’deki eylem planında yazdığı gibi, ‘ülkeyi sivil toplum örgütleri’ kurarak yöneteceğini söylüyorsan, o zaman karşında bizi bulursun. İçiniz yanmıyor mu 9 kişi için? Çok ağlayan Bülent Arınç bile gitmemiş. AKP’li milletvekilleri neredeydi?”
DSP’Yİ DEMOKRATİK SOLCU YÜREĞİMLE YÖNETECEĞİM
Türker, “Türkiye’yi Demokratik Solcu yüreğimle yöneteceğim” dedi ve DSP’nin bir kadro ve örgüt partisi olarak tüzük değişiklikleri ile daha da demokratikleşeceğini ifade etti. Tüzük değişiklik taslağı konusunda bilgi veren Türker, haberi olmadan üyelerin kaydının silinemeyeceğini, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları’nın tüzüğe gireceğini belirtti.
YUVAYA DÖNÜN
Konuşmasının son kısmında, DSP’ye emek vermiş olan herkese çağrıda bulunan Türker, “Hangi nedenle olursa olsun DSP’ye gelmiş ter dökmüş kim varsa onları yuvaya davet ediyorum. Geri dönün! Burası sizin yuvanız. Biz kimseyi suçlamıyoruz, elinizi kolunuzu sallaya sallaya yuvanıza dönün, birlik olalım birlikte iktidara gelelim” dedi.
Türker, Atatürk’ün fikirleri, Ecevit’in ilkeleri ve Demokratik Sol felsefe ışığında DSP’yi iktidara taşıyacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben düşünebildiğim, konuşabildiğim, var olduğum sürece, bunu başarmaya söz veriyorum. Ben size umut vaat ediyorum. Bu gücüm var oldukça, söz veriyorum, DSP iktidar olacak”
DENKTAŞ’TAN TELGRAF
Öte yandan, Kurultay’a davet edilen KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş kutlama telgrafı gönderdi. Denktaş, Türker’e hitaben gönderdiği telgrafta, davet için teşekkür etti ve sağlık sorunları nedeniyle dış gezilerini iptal ettiğini bildirdi. Denktaş telgrafında, “Her gün şehit haberleri, kahpece saldırılar, Ergenekon maskesi altında tutuklamalar, yıllarca tutukluluğu devam eden insanlardan oluşan bir manzara karşısında, sizler gibi Atatürk’ün ilkeleri, hukukun tarafsızlığına ve üstünlüğüne dayalı demokrasi ve insan haklarının savunucusu kuruluşların, zor görevlerinde başarılar diler, saygılar sunarım” dedi. |